Def Leppard Biyografi


Def Leppard, 1970’li yıllarda İngiliz Heavy Metal müziğinin yeni temsilcisi olarak ortaya çıktı. Def Leppard müziğini hard rock, glam rock, Progressive Rock ve Heavy metal elemanlarını taşıyan karma bir tür olarak tanımlayabiliriz. Tanımlayalım hatta ve öyle devam edelim, yoksa grubun yabancıları için işler sarpa sarabilir.


70’lerde kurulmasına rağmen namının yürümesi 80’li yıllara nasip olan Def Leppard, bunu da “Hysteria” albümüne borçlu. Ah, bir de tabii ki efsane haline gelmiş bir durum da var ortada: Baterist Rick Allen, bir trafik kazası sonucu tek kolunu kaybettiği halde, özel yapım davulu sayesinde gruptaki yerini korumaya ve işini eksiksiz bir biçimde yapmaya devam etti. Hiç ilgisi olmayanlar bile “tek kollu bateristin olduğu grup değil mi o?” şeklinde bir cümle sarfedebilir Def Leppard dediğinizde, o derece yani.

Sadece aşk meşk konulu değil, toplumsal sorunlara dikkat çektikleri sözler yazdılar. Sahne gösterilerine ayrı bir özen gösteren, büyüleyici şovlar sergileyen gruplardan oldular.

Sahne dekorlarından albüm kapaklarına kadar dinleyicilerine ulaştıkları her alanda kendilerini daha iyi ifade edebilmek için özenli ve değişik çalışmaları tercih ettiler. Canlı performansları hiçbir zaman vasat düzeye inmedi, hep yükseklerde gezindiler. Ortalıkta uzun saçların uçuştuğu hair metal hareketine kendilerini kaptıran gruplardandı onlar da en başta. Giderek daha armonik hale gelen müziklerini güçlü vokallerle destekleyebilmek gibi bir avantajları vardı. Sadece heavy metal dinleyicileri ile kısıtlı bir takipçi kitlelerinin olmamasının bir sebebi budur.

Grubun şarkıları genellikle sade gitar vuruşları ve kulağa kolaylıkla yapışan melodik yapılardan oluşuyordu. Def Leppard soundu'u için pop rock ve melodik arka vokallerden beslenen bir tarz bile denebilir. Bu yaklaşımlarını ilk uluslararası single çalışmaları olan “Hello America”da görmek mümkündür. Bu parçanın vokal tarzında Queen esinlenmeleri kulaklardan pek kaçmaz. Ne diyorduk, sahip oldukları bu tarz da dinleyici kitlelerinin geniş olmasının diğer sebebidir.

1981 yılında çıkardıkları “High’N’Dry”, grubun en fazla iş yapan albümü değildi. Bu albümde AC/DC etkilerini görmek mümkündür. Zaten kendileri grubun hayranı olduklarını açıkça beyan ediyorlardı, ortada acayip bir durum yoktu yani. Ardından çıkardıkları “Hysteria” albümü, grubun ilerici müzikal anlayışının geliştiği, uzay çağı gitar soundunun kullanıldığı, gelişen vokal tekniklerini sergiledikleri, çok çok satan bir albüm olarak grubun tarihine geçti. Bu albüm, 80’ler rock soundu'nu en iyi yansıtan çalışmalardan biridir aynı zamanda.

Biraz geriye gidelim ve ilk kadroya bakalım: basta Rick Savage, gitarda Pete Willis, davulda Tony Kenning vardı ve ilk isimleri Atomic Mass idi. İkinci gitarist olarak seçmelere çağırdıkları Joe Elliott’ın gitarda değil, vokalde daha başarılı olacağını fark ettiklerinde solist eksiklerini de tamamlamış oldular. Acayip isimlerini Deaf Leopard’a çevirmek yeni solistlerinin fikriydi. Ama oturup konuştular ve bu ismin kendilerinin bir punk grubu sanılmalarına sebebiyet verebileceğine karar verdiler. Ufak bir harf oynamasıyla bu işi de çözdüler ve bugünkü isme gidiş evrimi tamamlanmış oldu.

Gitarist arayışları devam ediyordu ve seçmeleri geçen isim Steve Clark’tı. Bir süre sonra Tony Kenning ile anlaşamayarak onu gruptan çıkardılar ve yerine Frank Noon geldi. Bu kadroyla grubun ilk ticari kaydı olan “Getcha’ Rocks Off” yayınlandı. Bu kayda destek veren DJ John Peel, grubun yükselişinde önemli paya sahiptir. Bu arada kısa süre sonra Frank Noon geldiği gibi gitti ve yerine bayrağı Rick Allen devraldı. Aynı zamanlarda Mercury Records ile yaptıkları anlaşmaya imzalarını atmışlardı.

Debut albümleri “On Through the Night” 1980’de yayınlandı. Çok başarılı sonuç almasalar da AC/DC’nin prodüktörü Robert John “Mutt” Lange’ın dikkatini çekebilmişlerdi. Az önce öykülerini anlatmaya başladığımız “High’N’Dry” albümünü de birlikte yayınladılar. Bu albümden çıkan “Bringin’ on the Hearthbreak”, MTV’de gösterilen ilk metal videolarından biriydi. Tekrar bir kadro değişikliği yaşandı ve Pete Willis’in yerine Phil Collen geçti. “Pyromania” albümleri çıktı ve 6 milyon kopya satarak Michael Jakson’ın “Thriller” albümünün satış rakamına yaklaştı.

Sonraki albümleri için çalışırlarken malûm kaza oldu ve Rick Allen sol kolunu kaybetti. O kadar eleman değişimi yaşamaya alışkın olan grup bu sefer davulcusuna sahip çıktı ve elektronik destekli bir bateri setiyle olayı çözdüler. Sonra da “Hysteria” geldi. Single olarak çıkan “Pour Some Sugar On Me”, MTV sıralamalarında 1 numaraya kadar yükseldi.

Bir şanssızlık daha bekliyordu grubu: Steve Clark, alkol ve uyuşturucu nedeniyle 1991 başında öldü. Sonraki sene onun yokluğunda “Adrenalize” albümünü çıkardılar; Collen tüm gitarları çalmıştı. Vivian Campbell yeni gitarist olarak ekibe katıldı ve bir sene sonra da “Retro Active” piyasaya çıktı. Onu da bir greatest hits albümü izledi.

Campbell’ın da şarkı yazarı olarak katkıda bulunduğu 1996 yapımı albümlerinin adı “Slang” idi. Daha karanlık daha bir grunge etkileri taşıyan bu albüm, yılın en başarılı on albümü arasında gösterildi ama hayranları bu tarza pek ısınamadılar.

1999’da çıkan “Euphoria”, hayranlarını mutlu eden, eski tarza yakın bir Def Leppard çalışması oldu. Bir parçalarında grubun hayranı olan Formula 1 dünya şampiyonu Damon Hill’i konuk gitarist olarak ağırladılar. 2002’de de onuncu albümleri “X” piyasaya çıktı. Onu yine bir greatest hits izledi. 2006’da da “Yeah” isimli albümlerinin çıkacağı bilgisi verildi.

2005’te Live 8’te de yer alan Def Leppard, sürekli üretmeye devam etti, ediyor. Sadece kendi grupları yetmezmiş gibi bir de yan projelerden eksik kalmıyorlar: Prodüktörlük yapıyorlar, yeni gruplara destek oluyorlar, büyük isimlere adanmış albümlerde çalıyorlar, soundtrack albümlere konuk oluyorlar. Collen ve Elliot, Cybernauts isimli, David Bowie cover’ları çalan bir grupta çalıyorlar. Yine Collen’ın Man-Raze isimli bir yan grubu var. Campbell iki yan grup sahibi: Clocks ve Riverdogs.

Onlarda daha çok iş var, bir nesil daha onları dinler gibimize geliyor.

Yorum Yaz
Arkadaşların Burada !
Arkadaşların Burada !